26.04.2009 - Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, ''Şampiyonayı (2010 Dünya Basketbol Şampiyonası) riske etme lüksümüz yok, işin çıkmaz noktaya geldiği görülürse mutlaka Federasyon ve Genel Müdürlük, bir alternatif bulmak zorunda'' dedi.
Bakan Başesgioğlu, Özel Türk Amerikan Derneği Antalya Yabancı Dil Kursu kurucusu Emekli Albay Ahmet Yabel Yurtman'ı kurs binasında ziyaret etti.
Ziyarette gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başesgioğlu, bir gazetecinin 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nın yapılacağı Yüzüncü Yıl Spor Kompleksi'nde inşaatta bazı sorunlar yaşandığını hatırlatması üzerine, spor salonu inşaatı nedeniyle şampiyonanın riske girmesine gönlünün razı olmayacağını söyledi.
Şampiyonanın çok zorlu bir süreçten sonra Fransa'yı bir oy farkla geçerek alındığını hatırlatan Başesgioğlu, ''2005 yılında almış olduğumuz bu turnuvayı en iyi şekilde yapmak zorundayız. Bu şampiyonanın burada yapılması dünya basketboluna ve ülkemizdeki sportif gelişmelere önemli katkılar sağlayacak'' dedi.
Antalya dışındaki illerde hazırlık çalışmalarının hızlı ve sorunsuz bir şekilde devam ettiğini anlatan Başesgioğlu, şunları söyledi:
''Antalyamızla ilgili bir özel durum var. Şahsen ben ve bakanlığımız Antalya'nın bu şampiyonada olmasını arzu ediyoruz. Onun için bu projeyi destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz. Yalnız olay bizim inisiyatifimizi aşıyor. Belediyemizle yüklenici firma arasındaki hususların netliğe kavuşması lazım. Telekonferansla cuma günü sayın Başkanımızla (Mustafa Akaydın) da görüştük. Önümüzdeki günlerde ortak bir toplantı yapacağız Ankara'da. Antalya Büyükşehir Belediyesi, yüklenici firma, Gençlik Spor Genel Müdürülüğü ve federasyon olarak ortak bir toplantı yapacağız. Yani meseleyi bütün açıklığıyla ortaya koymak istiyoruz. Onları dinleyeceğiz, bizim bu sürece katkımız olacaksa elbette sonuna kadar destek vereceğiz.''
Sorunun sadece salon inşaatı olmadığını, projede stadyum ve rezidans inşaatının da bulunduğunu kaydeden Başesgioğlu, belediye ile yüklenici firma arasında yapılan protokole işaret etti.
Şampiyonanın bir ayağının Antalya'da olması konusunda bütün imkanları zorlayacaklarını vurgulayan Başesgioğlu, Antalya'da yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının da bu sürece olumlu katkı vermeleri gerektiğini dile getirdi.
Spor kompleksine ilişkin bir de yargı kararı bulunduğunu hatırlatan Bakan Başesgioğlu, o yargı kararının da Meclis'te tekrardan görüşülmesi gerektiğini vurguladı. Başesgioğlu, ''22 Mayısa kadar bizim Antalya açısından bu süreci netleştirmemiz gerekiyor. Şampiyonayı riske etme lüksümüz yok, işin çıkmaz noktaya geldiği görülürse mutlaka Federasyon ve Genel Müdürlük, bir alternatif bulmak zorunda. Yoksa Allah korusun bu organizasyonu Türkiye'den alırlar ki bunun hesabını kimse veremez'' dedi.
-SİVASSPOR-
Başesgioğlu, Turkcell Süper Lig lideri Sivasspor'u da kutladı. Takımın dar imkanlarla büyük başarı elde ettiğine dikkati çeken Başesgioğlu, ''Her şeyin para olmadığını, futbolun bir ekip işi olduğunu, gönül işi olduğunu bütün Türkiye'ye ispatladılar. Tabi bir Anadolu takımının şampiyon olması, futbolun Anadolu'da yayılması için güzel bir şey. İnşallah sportmence geçen, üzerine şaibe düşmeden şampiyon olan takımı herkesin kabul ettiği, saha dışı olumsuz hiçbir gelişmesin olmadığı bir lig temenni ediyoruz'' diye konuştu.
-1915 OLAYLARI-
Gazetecilerin 1915 olaylarıyla ilgili ABD Başkanı Barack Obama'nın sözlerini hatırlatması üzerine de Başesgioğlu, hükümet olarak tarihin yargılamasını siyasetçilerin yapmaması ve tarihçilere bırakılması gerektiğini düşündüklerini kaydetti.
Obama'nın Ermenice kullandığı tabirin Türkiye'yi tatmin etmeyeceğini belirten Başesgioğlu, ''Yani bu bizim kabul edeceğimiz bir tanımlama değildir. Biz tarihi gerçeklerimizi de biliyoruz, tarihimizi de biliyoruz. O şartları, ne kadar Türk ve Müslüman'ın öldüğünü bütün dünya alem biliyor, yabancı ülke arşivlerinde de bu söz konusu. O yüzden sadece bir lobinin etkisinde kalarak o şekilde bir nitelendirmeyi biz Türk Milleti olarak kabul etmiyoruz'' dedi.
Ermenistan ile sınır kapısının açılması ve ilişkilerin düzeltilmesinin önemli olduğunu ve Türkiye olarak çevre ülkelerle dost ve barışık olmak istediklerini anlatan Başesgioğlu, Azerilerin de istediği ve tatmin olduğu doğrultuda bir formül olmadıktan sonra Türkiye'nin yol haritasını belirlemeyeceğini belirtti.